Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.
To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in
Başlamak için en uygun zamanı beklersen, hiç başlamayabilirsin, şimdi başla!Şu anda bulunduğun yerden elindekilerle başla
Kalbinizi Unutmuşsunuz Bey Efendi Hanım Efendi, Kalbinizi!!!"
Unutkandır insan. En çok da kendini unutur. İnsan yanını yitirir. Sık sık kalbini düşürür göğsünden. Vicdanına temas etmeden geçirir bir ömrü. Gönlünün gönlünü etmeden getirir yarını. Şehrin gürültüsünde, telaşların yangınında, görsel kandırmaların kuytusunda, yüzüne serince değen, senden hiç yüz çevirmeyen, boş söz ve yalan söylemeyen, unuttuğun yanlarını hatırlayan, düşürdüğün kalbini yakana yeniden takan, çiçek kokulu bir pencere önünde bekleyen, yağmur sonraları ikindilerde sıcacık tebessümeyle koyup gelen bir dost içtenliğini...
Ateşli politik cepheleşmelerde, ezici küresel gündemlerde unuttuğumuz nedir? Gündelik telaşlarda, taraflılıklara indirgenen bakışlarda yitirdiğimiz kimdir? En acımasız siyasal rakiplerin birlikte ağladığı bir görüntü yok mudur ülkemizde? İri puntolu manşetlerin, kalın harfli köşe yazılarının kalıplarını kırıp da, savunmasız ve çıplak yanlarımıza aniden dokunuveren bir, bizi kol kola getiren, herkesi birlikte kucaklayan, kucaklatan bir ortak sevincimiz yok mudur? Yeryüzünün kavgalara boğulmuş, tarafgirliklere parsellenmiş acılı yüzünde, hele de bu ülkenin coğrafyasında, o kadar çok ortak sızımız var ki, ortak hazzımız var ki? Niye kavga ediyoruz? Neyi bölüşemiyoruz?
Siyasal etiketleri bir düşürsek yakamızdan. Sayısal etkilenmeleri bir kenara koyuversek... Ortak değerlerimize eğileceğiz hüzünle.. Ortak kaygılarımızın başında kucaklaşacağız umutla. İnsanın olduğu her yerde, insan özünün unutulmadığı her zeminde bir huzur umudu vardır, sevinçlerin gök mavisi saklıdır.
Hayat Kısa,
Kuralları Yık,
Kolay Affet,
Kalpten Sev,
Kahkahalara Boğul,
Ve Yüzünü Güldürmeyi Başaran Hiç Bir Şeye Sırtını Dönme...
Seni herkesin terkettiği anda bile.. Yüceler yücesi Rabbinin Seninle olduğunu unutma..! Ne iyilik yaparsan karşılıksız yap.. Çünkü insanoğlu iyiliğe beşerce cevap verir. Oysa ALLAH(cc) Rahmanca ve Rahimce.. Hal böyle iken hangisi daha karlıdır? Hala nefsimizde çelişkidemiyiz? Iyilik yapip karşılıgı beşerden mi bekliyoruz..?? Düsün, düsün ve yine düsün.. Tefekkür maneviyata açılan bir kapıdır.. Arala kalbinin kaplarını.. Eşsiz ve hazzi bol bir seyahata çık.. Bütün herşeyi bir anda olsa arkada bırak.. Kalbine O`nun aşkını koy.. Ve sükret… Dertler birer sınavdır.. Sınavı kazanman için iki formul vardır; Sabır ve sükür.. Umide tutun… Umitvar ol… Vuslatı düsün Teselli bul..
Bu gün bir başka hüzün yüklü gözlerimde, bir başka bakıyorum dünyaya, bir umut desen yok, gözlerinin sanki ışığı sönmüş, ısıtmıyor eskisi gibi yüreğimi, sorun ben miyim yoksa, yoksa sıkıldın mı aşkımdan, sendemi vazgeçeceksin daha başlamadan;
Kilitli kapılar arkasından çıkardım bende güzel kalan ne varsa; senin için, yağmur olup yağmak istedim pıhtılaşmış hayallere, ezberimde tükenmiş sevdaların unutulmuş anılarıyla; Bir sana yükledim yeniden kirli yüreklerin el süremediği temiz aşkımı, adın kadar, yüreğin kadar temiz olan aşkımı;
Bu içlenme bana mı, bu keder, bu hüzün, bilmiyor musun tek heceden de olsa kurduğun cümlelere yoksun olduğumu, çiçeğin suya özlemi kadar yalnızım bugün, gözlerimin gözlerine zaafı kadar yalnızım. Bilmiyorum bu sensiz dünyanın bir sonu var mı, bu nefes gibi soluduğum hicran akşamlarının bir sabahı var mı senli.
Bir gün kapı çalınacak mı, çalınsa da açınca sen çıkacak mısın karşıma, titrek bir sesle ben geldim; diyecek misin? Hoş geldin diyebilecek miyim bir gün;
Belki de olabilme ihtimaline sığındığım bir aşkın sabahına hasretim, belki de tetiğini çekemediğim bir sevdanın arpacığındayım bugün, oysa kalbim çoktan vuruldu, kan kaybeden yüreğimin yasındayım.
Ne olur bir kerecik gülümse, gözlerin bir kerecik ısıtsın yüreğimi, savur saçlarını kalbimin samyelinde, Bu gün en az hüznün kadar yanıyorum,
Bişi sorcam, geldiğiniz yerde herkesin gülüşü sizin gibimi Yoksa ben mi bu kadar tatlı olduğunu düşünüyorum? İçim öyle tuhaf oldu ki siz gülümserken Sanırım size has bir durum bu beyfendi Yoksa ben mi yanlış düşünüyorum? Daha önce görmedim ki bilmiyordum, Demek böyle gülüyormuş melekler…
Bişi daha sorcam özür diliyorum, Sizde farklı farklı mısınız biz insanlar gibi? Yani bence… yok yok Sizden bir tane daha yoktur eminim Bu kadar güzelliği taşıyamaz öyle herkes Yoksa…yoksa ben mi fazla abartıyorum? Olur mu gözlerime inanmasam, yüreğim yalanı bilmez ki Demek bu kadar güzel oluyormuş melekler…
Son bişi daha sorcam, sonra susuyorum Rabbim insanları yaratırken Derler ki herkesin meleğini verirmiş yanına Yoksa ben mi yanlış biliyorum? Ama ben buna hep inanıyordum Şimdi kesinlikle eminim biliyorum Demek böyle fark ediyormuş insan meleğini ALLAH’ım mutluluktan uçuyorum… Meleğim seni, seni çok seviyorum….
CIAOOO GRAZIE DEL'INVITO MOLTO GENTILE....BELLISSIMO BLOG..COMPLIMENTI E SCUSAMI DEL RITARDO MA NN ERO NELLA MIA CITTA TI ASPETO NEL MIO BLOG..CI CONTO BACIONI VALENTINA...CIAOOO!!!"""