TaLaTT's profile......::::::шзĿ©σмз тσ м...PhotosBlogListsMore ![]() | Help |
......::::::шзĿ©σмз тσ му ҺЗŁŁ::::::......ulaşım: talatt@windowslive.com |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
MeCHuL NeFReT
Yaşamak,gülmek,ağlamak, Hep acı verici.. Yaşadım,güldüm,ağladım, Ama hiç sevinmedim bu hayatta!.. Hayattan tek istediğim:sevmek ve sevilmek.. Ama bu hayat bunuda çok gördü bana; Döndüm baktım eski zamanlara; O eski zamanı yaşamak istedim, Bşaramadım… Hayattan hep nefret ettim… Sevmek beni sevdirmedi; Hep ağlattı, Hep acı verdi, Ama artık sevmiyceğim, Çünkü hiç sevinmedim… BU benim hayat nefretim! Ama yinede biliyorum ki; Hayat bu, Bazen ağlatır, Bazen güldürür, Yaşamayı ve ölmeyi öğrenmeliyiz… TaLaTT SENSİZLİGE AŞIGIM
Yabancı dudaklarda senin tadın
Cekiliyorum kenara aniden
Tuttugum her elde senin sıcaklıgın
Kaçmıyorum hiç bir tenden
Sensin diye avunuyorum
Kokun öle sinmiş ki
Başkasına sen diye sarılıyorum
Bagırmak haykırmak istiyorum...
Bıktım sebepsiz gidişlerinden
Bahanelerinden.
Sevseydin bitmezdi
Mesafeler engel olmazdı.
Sensiz olamam diyordun
Gördünmüü sade kendini degil
Benide kandırdınn
Belki bunları söylerken
Vicdanın rahatlıyoduuu
Peki yha şimdii
Şimdi rahatmı vicdanın
Acı içinde bıraktıgın kalbime
Acıdınmı içten sevgiyle
Hayırrr!!!
Sen menfaat aramıssın meger
Bense boş hayaller...
Başkasına aşıgım şimdi
Kime mi?
SENSİZLİGE!!!
Biraz gururun varsa dönme geri
Dönüpte kalbime yenik düşürme
Tam sensizlige aşıkken
Hayatımı mahfetme...
TLT
Ümit Yaşar OğuzcanİŞTE BEN
Ben alışılmamış bir insanım biliyorum Bir karanlıktır ben de pırıl pırıl zamanlar Mağrur kalbim her yerde asi ve yalnız Neyleyim umduğum gibi çıkmadı insanlar. Herkes bir şey aldı götürdü benden Dağıttım kaç yıl sevgilerimi cömertcesine Gözlerim bir vefa arar, arar da bulamaz Nicedir hasret kulaklarım bir dost sesine Bilirim, çoğu gün hüzünlüdür bakışlarım İçimde biri ağlar güldüğüm zaman bile Gömerken kalbime bütün arzularımı Yanarım yaşanmamış anıların özlemiyle Sevdiğim mahzun şarkılardır, hüzünlü resimler Garip akşamlarda yaşadığımı anlarım Çevremde kim varsa konuşur durmadan Ben hep bir heykel asaletiyle susarım. Gecenin bir yerinde teselliler biter de Dağıtır saçlarımı onun güzel elleri Kokusu rengi kalır ellerinin gecelerde Doğan gün uzaklardan getirir sevdiğimi Ümit Yaşar OğuzcanBİRGÜN SENİ SEVDİĞİMİ ANLARSIN
Uykuların kaçar geceleri Bir türlü sabah olmayı bilmez Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında Ne çarşaf halden anlar, ne yastık Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın Onun unutamadığın hayali Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın aslında herşeyin boş olduğunu Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için Vurursun başını soğuk taş duvarlara Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın Duyarsın ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin Niçin yaratıldığını Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın Dolar gözlerin için burkulur Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın sevilen dudakların Sevilen gözlerin erişilmezliğini O hiç beklenmeyen saat geldi mi Düşer saçların önüne ama bembeyaz Uzanır gökyüzüne ellerin Ama çaresiz, ama yorgun, ama bitkin Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı Sevmek neymiş birgün anlarsın
Birgün anlarsın hayal kurmayı Beklemeyi Ümit etmeyi Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi Lanet edersin yaşadığına Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın Zaman bir çiçek gibi büyür kabrimde kendiliğinden Bir gün seni sevdiğimi anlarsın Ümit Yaşar OğuzcanBENİ UNUTMA
Bir gün gelir de unuturmuş insan En sevdiği hatıraları bile Bari sen her gece yorgun sesiyle Saat on ikiyi vurduğu zaman Beni unutma
Çünkü ben her gece o saatlerde Seni yaşar ve seni düşünürüm Hayal içinde perişan yürürüm Sen de karanlığın sustuğu yerde Beni unutma
O saatlerde serpilir gülüşün Bir avuç su gibi içime, ey yar Senin de başında o çılgın rüzgar Deli deli esiverirse bir gün Beni unutma
Ben ayağımda çarık, elimde asa Senin için şu yollara düşmüşüm Senelerce sonra sana dönüşüm Bir mahşer gününe de rastlasa Beni unutma Ümit Yaşar OğuzcanBANA BİR ŞARKI SÖYLE
Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle İçimde bir şey kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, en uzaklara götür Sesin aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle Ümit Yaşar OğuzcanAYRILIRKEN
Dinle sevdiğim bu ayrılık saatidir Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk Ergeç içeceğimiz bir ilaç gibi Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk Bu saatte gözyaşları, yeminler Boş bir tesellidir inandığımız Perde kapanıyor, filim bitiyor işte O hiç bitmeyecek sandığımız Görüyorsun konuşacak bir şeyimiz kalmadı Sadece bakışlarımızda hüzün İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz O ikiz kardeşi ölümün Anlıyorum bir daha görüşemeyeceğiz Bu son buluşmamızdır seninle Yeni bir hayata başlıyacaksın artık Onunla, o yeni sevgilinle. Anlıyorum artık o öpecek ellerini Kulağına aşkı o fısıldayacak İçinde bir pişmanlıktan başka Benden eser kalmayacak. Sigaranı söndür, kalkabiliriz On adım sonra yollarımız ayrılmalı Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı Ümit Yaşar OğuzcanAŞK ŞAİRİ
Acılar vardır, bir de çaresizlikler Ne zaman başladıysa benim öyküm Yürüdük, kimbilir kaç yıl beraber Bir yanımda aşk, bir yanımda ölüm Durup durup kirlendim yaşadıkça Aşktı beni yıkayan, Arıtan su Dünyamı saran bir uçtan bir uca Hep o bir gün sevememek korkusu Ben kalbimi o taşlarda biledim Bütün pisliklerini yeryüzünün Kazıdım hançerimle yeniledim Son dakikasında bile ömrümün Ben Tanrıdan başka bir şey istemem Her sevgiye açık olsun pencerem Ümit Yaşar OğuzcanAŞK HEYKELİ
bir gün bu şehrin en yüksek tepesine senin heykelini dikeceğim limana yanaşan gemilerden önce sen görüneceksin sen yol göstereceksin karanlıklarda pullarda senin resmin olacak vitrinlerde senin fotoğrafların bu şehre gelenlere önce seni gösterecekler bense dilediğim gibi günün her saatinde yalnız seni göreceğim ve karlı, soğuk bir kış günü senin o duygusuz ayaklarının dibinde can vereceğim. Ümit Yaşar OğuzcanAŞK MIYDI O? Aşk mıydı o, aşkımsı bir şey miydi Neydi çekip kendine, beni bağlayan Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişçesine Nasıl da yakardı öptüğü zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olan gül, kırmızı Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak için o sevgiyle açılmış kollara Apansız düşmek yükseklerde bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de GiT GeRi GeLMe
Bana hayatta ne kadar değersiz olduğumu tekrar hatırlattığın için teşekkür ederim sevdiğim.Artık düşünemez oldum boş bir dünyada yaşıyor gibiyim sanki etrafımda hiç insan yok yalnız kalmış gibi sabahlara kadar sokaklarda dolanıp seni arayasım var gelmeyeceğini biliyorum ya belki o bilinc altıyla arardım seni en kıymetli şeyini kaybeden biri gibi.
Seni sevmek çok değiştirdi bazen kendimi tanımlayamıyorum bir başkasıyla olmak istesem bile olmuyor hep karşıma çıkıyorsun beni terk edip gittin bu senin için kolaydı ama kalbimi söküp çıkaramazsın ya yerinden gittiğin günden beri kalbim acıyor kalp acırmı ya benimki acıyor işte daralıyorum hep boğazımda düğümlenmiş bir şeyler var en ufak şarkı sözünde kendimi kaybediyorum artık sana yazdıklarım bile beni avutmuyor
Aklımdan geçenleri karalardım kağıtlara sonra ağlardım şimdi kalemim bile yoruldu seni yazmaya sevdim ben çok sevdim ve bu sevgim böyle bir gidişi hak etmedi benim fazla beklentilerim yoktu sadece sevgini istedim senden onu da bana çok gördün üstüne sanki beni nasıl seversin der gibi gittin ansızın gittin belki döner dedim bekledim günlerce ama sen gelmedin. Bazen isyan edesim geliyor ben böyle bir cezayı hak edecek kadar büyük bir günah mı işledim birinin ahınımı aldım anlam veremiyorum
Acı çekiyorum arkamdan gülüyorlar umurunda bile değilsin onun hayatını rahat bırak diyorlar peki benim hayatım benim hayatımın hiçbir önemi yok mu ben neden her gün ağlamak zorunda mıyım ben her gün bir lokma yemek yemeden saatlerce uyumadan beklemek zorunda mıyım böyle terk edildim diye başkalarına da aynı muameleyi yapmak zorunda mıyım o kadar değersiz miyim değersizsem neden varım yok olsam kimin ne umurunda olacak sadist bir insan mı olmalıyım ruhsuz hiçbir şeye değer vermeyen. yapamıyorum özümden dönemiyorum kendimi sana ait hissederken başkasını sevemiyorum
Sen git sevdiğim git ama şunu da asla unutma her gidişin dönüşü olur ama dönüşünde ne bulacağını asla bilemezsin benim sevgim tükenmez sana ama ben tükenirsem asla geri dönemem Kal Demedin!!! _KaL DeMeDiN_
"Kal" deseydin, kalırdım. Demedin oysa... Kuru bir "Bitmesin" den başka hiçbir şey demedin. Öyle Bu kadar kolay mıydı her şey, bu kadar yakın mıydık "Kal" diye haykırmayacak mıydın ardımdan? Düşündüğüm bu değildi... Hayal ettiklerim, beklediklerim başkaydı Oysa O'nu denizin ortasında savunmasız bırakmama göz Oysa bir anlam olmalıydı yaşadıklarımızda! Paylaşılan duyguların bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki martıların bir anlamı olmalıydı. Beynimizdeki melodilerin, aramızdaki çekimin, geçen Duygularımızın bir anlamı olmalıydı. Yüreğimdeki tüm MARTILAR'ı uçurdun şimdi... Dünya boşaldı mı ne! Neden bu kadar sessizleşti birden Mantığım, mantığımı bana bırak lütfen, ona ihtiyacım Evet! Ben istedim ayrılığı, Ve Senin buna nasıl göz yumduğunu... Bazı şeyler vardı aramızda biliyorsun, olmaması Farklı uçlardaydık seninle, farklı mevsimleri sen büyük fırtınalara vardın, bense lodostan bile Oysa başardığımız şeyler vardı her şeye rağmen, daha Binlerce yıldız arasında, ayın güzelliğini "Hayır" demeliydin! Belki de senin çiçeklerin çoktan solmuştu ve ben "Kal" deseydin kalırdım... Bilir misin DEMEDİN OYSA! Göz Yaşı Borcu!!!![]() ___________________
Adam genç kadına seslendi: Genç kadın sordu: Adam gözlerini kırptı; Gülümsedi genç kadın. Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi. Adam, seslendi yine; Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu: Heyecanlandı adam Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca. Genç kadının gözlerinin içine baktı; Borcunun farkındaydı sanki genç kadın, şaşırmadı. Adam kollarını uzattı Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın. Adam son kez seslendi; Kadın irkildi; Sigarasından derin bir nefes çekti adam; Hoşuna gitti sözler kadının Adam, biraz daha yaklaştı; Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini. - Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaslarını kadın... Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi; Kısa bir sessizliğin ardından bu kez kadın öptü adamı şehvetle... Adam, şaşırdı; Genç kadın kapıya yöneldi; Genç kadın sümbülleri aldı: Adam sevindi: Kadın gözden kaybolurken haykırdı adam, Haykırışı yağmura karıştı. Uykumu Uyuttum!!! uykumu uyuttum uykusuz yatıyorum
ama sen her şeyden habersiz ne güzel uyuyorsundur kim bilir ne kadar güzeldir saçlarının yastığı öpüşü tabii, ne yastığın haberi var ne saçlarının ben uyumuyorum... yastığımda yok saçların da... Melekler duymuyor sesimi.. KaranLık işte..
Yine heryerde sessiz gözyaşLarım.. KeşkeLeri yok edemiyor korkuyorum !!! İnancım kaLmadı benim... ve sessizLik hakim geceme.. ve sensizLik.. ve ben ağLıyorum hergeceki gibi.. sessiz sessiz.. gözyaşLarım akıyor içime.. damarLarımda doLaşıyor sen'Li sensizLikLer.. ve yüreğim bitik... içime akıtıyorum ben gözyaşLarımı.. kimse görmesin,,kimse farketmesin diye.. ve sen yoksun yanımda yine... bak !! hayır yanakLarımda arama yaşLarı, gözLerime bak... yüreğime bak usuL usuL.. ve uzat eLini bir boşLuğa yokLa biraz etrafı.. ne hissediyorsun.. hayır gördüğünü değiL hissettiğini anLat bana... ve hissedemedikLerini... bir deniz göz rengin..
sonbahardaki yaprak saçLarın... yağan yağmurda bakışLarın.. ve eLLerin.. donmuş bi kaLıp buz parçası... hayır gördükLerini değiL,hissettikLerini öğrenmek istiyorum ben... bu ve bunun gibiLer...
oysa ne çok söyLeyecekLerim vardı sana
ne çok isyanLarım ve ne çok sawaşLarım vardı yarıda bırakıp kaçtığın... rövanşını yapacağımız turnuwaLar vardı binLerce.. ve en büyüğü benim yüreğimdeki senin yüreğindeydi... topLamı sıfır veren biz'in çıkanından ben kaLıyordum.. ve yüreğim bitik.. kaç gece indirdim yıLdızLarı yeryüzüne ve kaçgece sakLambaç oynadık senLe ... ben hep eb'e oLuyordum ... sen karanLıktan korktuğumu biLe biLe en kuytu köşeye sakLanıveriyordun.. ve sobe yapıp gidiyordun bir eLweda biLe demeden ! ne ben görebiLiyordum seni nede sen beni... oysa.. oysa ne çok oyunLar biLiyordumda korkuyordum söyLemeye... beLki bunLarda çekip gidersin diye.. ve ne çok sessiz gözyaşLarı biriktirdim içimde.. deniz oLdu şiştim,,şiştim ... sen beni beyenmez oLdun ben daha çok şiştim... bi sen sağLam kaLdın içimde.. bi sen sağLam yüreğimde... ve gittin... oysa neçok ağLadım yokLuğunda..
sana farkettirmeden... ve sensizLiğin daLgasına inat bir damLa gözyaşı dökmeden!!! Sen Gibi!!!![]() Sıcak sakla gecelerini, karlar altından çıkıp geleceğim. Düşlerinin ateşinden ılık bir rüzgar gibi geçeceğim. Demlice bir çay koy üstüne.. Aç bir çocuk gibi besle sobayı. Nasıl tütüyorsan gözlerimde, öylece tütsün buharı...
Günün birinde Başaramadık!!!![]() Adına aşk koyduk yalnızlık oldu seninle ve senlerle yaşanan her bulantılı aşk..Bir yaprak gibi oldu şiirler , ufak bir rüzgara direnemedim.Bir araya toplandığımızda gördüm aynı kaderi paylaştığımı süpürge darbeleriyle karışırken döndüğüm yere , toprağa..Sessizliğimi sevdin sen aynı cümlelerin tekrarından nefret ettin..Oysa kaç hale sokulabilirdi ki yalın bir sevgi?Ki aynı da kalmalıydı aslında , bizim gibi sevemeyecek olan ki biz olmadığı içindir herhangi bir yük ve sevda taşıyan birinden kopyalanmamalıydı sözcüklerimiz. Büyümesi yavaşlarken , durmamışken aşk , sen kesip attın ve tabii ki sende kaldı işe yarar tüm parçalar yaşadıklarımıza ait , bana da kuru bir sonbahar kaldı.. suçladın her zamanki savurganlığınla , anlamadın hiçbir zaman iki noktanın arasına daha kaç hayal sığdırılırdı ki? İki noktam vardı , Yaşamım ve ölümüm ... İkisinin sebebi de sevgiyken sen suskunluğumu sevdin , kaçışlarımı ve ben sen yanımdayken de kaçardım bilirdim ki orda değildin..Nefret ettin sözcüklerimden ki beni de öyle sevmiştin..Yada ben sende öyle bir karmaşaya neden olmuştum kurduğum devrik cümlelerle...Şimdi devrik cümleler devrilmesine neden oldu kalbindeki heykellerimin kusura bakma adına heykel dedim çünkü sen suskunluğumu sevdin..Karşılıksız sevmeme değil sevgisizliğe bağladın bu suskunluğu...İki nokta arasından geçemezdin o iki nokta olmak istedin hep bense çabalıyordum seni iki noktanın yaşamak kısmında tutmak için...Severken hep bir yerlerimiz kanadı , Tutunamadık....Kanarken bağırmadım , neden demedim , sustum , suskunluğumu sevdin..Acı çektim , bağlandın , şimdi çözülemezken kesip attın...düğümün olduğu kısımları aldın bana bağlanamayacak kadar ufak bir parça kaldı...Suskunluğumu sevdin , susuyorum şimdi sensiz parçalarım bir güç ünitesine bağlı , iki noktamın sebebi de sevgiyken işte buydu seni yaşamda tutma çabamın nedeni...Ama sen her çabayı her sevgi sözcüğünü tekrar bildin , Suskunluğumu sevdin... |
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|